Türk’ün Başbuğuna ve Yüreği Çelik Zırhlı Ordusuna Selam Olsun

AYSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Catlık, Türk’ün Başbuğuna ve yüreği çelik zırhlı ordusuna selam olsun. Türk milletinin özgürlük hareketinin başladığı günün 101. Yılında Türk Milletinin ve Türk Gençliğinin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramını kutluyorum.

Büyük Atatürk Tarihimizin En Karanlık En Ümitsiz Devrinde İlkeleri, İnkılapları Ve Vatan Sevgisiyle Dolu Yüreğiyle Yurdumuzu Bataklığa Saplanıp Gitmekten Kurtarmış Milletimize Milli  Demokratik  Akılcı ve Laik Bir Düzen Sağlayarak Türk Özgürlük ve Bağımsızlık Hareketinin Önderliğini Yapmıştır. Türk Ufuklarından Bir Güneş Gibi Doğarak Sadece Bize Değil, Bağımsızlık Mücadelesi Veren Tüm Uluslara Örnek  Olmuştur. 

Tarihi Doğru Yorumlamamız Gerekirse Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ Ün İlke Ve İnkılaplarının Yanında Dinimize, Dilimize, Sanata, Matematiğe Vb. Gibi Birçok Olguya Hayat Verdiği ve Büyük Çalışmalar Yaptığını Görebiliriz. 
Ancak Gazi Mustafa Kemal Atatürk Yıllar Önce  Bugünleri  Görmüş  ve Türkiye Cumhuriyeti  Devletinin Geleceği Olan Gençlerimize Gençliğe Hitabeyi Yazmıştır. Türk Gencine Olan İnancını Şu Büyük Sözlerle Dile Getirmiştir. Hiçbir Şeye İhtiyacımız Yok “Muhtaç Olduğun  Kudret  Damarlarında Ki Asil Kanda Mevcuttur” Diyerek   Türk Milletine Olan İnancını Dile Getirmiştir.

Milli Mücadelenin 101. Yıl Dönümünde Türk Milletinin Birlik Ve Beraberlik Ruhunu, Kadınıyla, Çocuğuyla Verdiği Mücadelenin Fitilini Ateşleyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk Bir Konuşmasında Ben, 1919 Yılı Mayısı İçinde Samsun’a   Çıktığım Günlerimde, Maddî Hiçbir Kuvvet Yoktu. Yalnız Büyük Türk Milletinin Soyluluğundan Doğan Ve Benim Vicdanımı Dolduran Yüksek Ve Manevî Bir Kuvvet Vardı. İşte Ben Bu Ulusal Kuvvete, Bu Türk Milletine Güvenerek İşe Başladım. Ben Türk Ufuklarından Bir Gün Kesinlikle Bir Güneş Doğacağına, Bunun Sıcaklık Ve Kuvvetinin Bizi Isıtacağına, Bundan Bize Bir Güç Çıkacağına O Kadar Emindim Ki, Bunu Âdeta Gözlerimle Görüyordum Demiştir.

 Ayrıca  Gazi Mustafa Kemal Atatürk  1920 Yılında Mecliste Bir Konuşmada Şu Sözleri Sarf Ediyor. “Tek Başıma Kalsamda Mücadeleye Ahdettim”  Şunu Biliniz Ki, Bütün Arkadaşlarım Beni Yalnız Bırakıp Gitseler, Ben Bu Meclis-İ  Ali De Tek Başıma Kalsamda, Mücadeleye Ahdettim. Düşman Adım Adım  Her Tarafı İşgal Ederek Ankaraya Kadar Gelecek Olursa Ben Bir Elime Silahımı, Bir Elimede Türk Bayrağını Alıp Elma Dağına Çıkacağım. Burada Tek Başıma Son Kurşunuma Kadar Düşmanla Çarpışacağım Sonrada Bu Mukaddes Bayrağı Göğsüme Sarıp Şehit Olacağım.
 Bu Bayrak Kanımı Sindire Sindire  Kanımı Emerken Ben De Milletin Uğruna Hayata Veda Edeceğim, Huzurunuzda Buna And İçiyorum.
İşte Milli Mücadele Bu Ruhla, Türk Milletine Duyulan Bu Sevdayla Atılmıştır. Bu Güzel Vatan Düşmandan Temizlenmiş Ve Milletine Gerçek Sahiplerine Teslim Edilmiştir. 
Türkiye Cumhuriyeti Devleti Fikri Hür Vicdanı Hür, İrfanı Hür Nesiller Sayesinde Bugünlere Ulaşmış,  Milletimizin Üstün Fazilet  Ve Fedakarlıklarıyla Temellenmiş Ve Güçlenmiştir.
En Büyük Görevimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin  Bölünmez  Bütünlüğünü Koruyarak Bize Bırakılan Bu Büyük Mirası Daha Da Geliştirerek Aklın Ve Bilimin Işığında, Teknolojide, Matematikte, Sporda, Kültürde Ülkemizi En İyi Şekilde Temsil Etmektir.

Türk Milleti  Her Şeyi Yapabilecek Kudrete Ve Yeteneğe Sahiptir. Binlerce Yıllık Türk Tarihi Boyunca Savaşan, Çanakkale’de, Galiçya’da, Sarıkamışta, Kurtuluş Savaşında, Güneydoğu Anadolu’da, Afrinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk Ve Silah Arkadaşlarının Bıraktığı Mirası Korumak Adına Şehit Olmuş Askerlerimizi Minnetle Anıyor Ruhları Şad Mekanları Cennet Olsun Diyerek Sözlerimi Sonlandırıyorum. Saygılarımla..


18 05 2020

1